Adana Ticaret Odası Başkanlığı koltuğuna Şaban Baş sonrasında oturan Ali Gizer’in, kamuoyuna bir açıklama yapma borcunun olduğunu düşünüyorum.
Ne hikmet ise bu borcunu bir türlü ödemedi!
Adana Ticaret Odası’nın Mart ayı meclis toplantısında meclis üyeleri hesapların tetkik edilmesini ve ortada bir usulsüzlüğün olduğunu belirterek bu konuşmaları da kayıt altına almışlardı.
ATO çalışanlarının kendi kredi kartı ile yaptıkları alışverişler gündeme gelmişti. Bu olaydan sonra ATO Genel Sekreteri Ahmet Nevruz bir açıklama yaparak olayı doğrulamıştı.
O tarihlerde ATO Başkanı Ali Gizer’i arayarak konu hakkında bilgi almak istedim.
Ali Gizer, Ankara’da olduğunu ve Adana’ya dönünce konuyla ilgili açıklama yapacağını söyledi.
Aradan yaklaşık 1 ay geçti.
Ali Gizer’den ses yok.
Bu arada konunun takipçisi olan meclis üyeleri de ne hikmet ise sustular.
Sanırım Şaban Baş, Ak Parti’den aday listesine alınmayınca meclis üyeleri rahatlamış oldular.
İşte açıklama yapmayan Ali Gizer ve halen açıklama borcunun bulunduğunu düşündüğüm Ali Bey dün Çukurova Kalkınması ile ilgili bir açıklama yapmış.
Bölgesel güç birliği çağrısında bulunan Gizer, Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan'ın, Mersin'den milletvekili adayı olarak gösterilmesini de Çukurova'nın gelişimi için de önemli bir işaret olarak değerlendirdiğini belirtirken, "Seçimlerin ardından Adana'ya da yatırımların gelişimi bakımından önemli bir bakanlık verilmesi için tüm gücümüzü kullanacağız. Çünkü bölgemizden seçilecek bir milletvekilinin Bakanlar Kurulu'nda etkili bir görevde bulunması, tüm sorunlarımızın Ankara gündemine taşınması ve çözüme kavuşturulması açısından son derece önemli bir şans olacaktır" ifadesini kullanmış.
Çukurova’nın kalkınması konusunda hassasiyeti olan Ali Beyin, temsil ettiği ATO’da yaşandığı iddia edilen bu soruşturma konusu hakkında da kamuoyuna açıklama yapmasını beklerdik.
Sahi, bu işin akıbetin ne oldu?
ATO Meclisi 28 Nisan günü toplanacak.
Bakalım o gün bu konu gündeme gelecek mi?
X
Seçmen kime inanacak
12 Haziran tarihi yaklaştıkça siyasilerin söylemlerinde de ciddi anlamda yönlendirme, manipülasyon oluşmaya başladı.
Her siyasi parti kendisini birinci ilan ediyor.
Seçmen bu durumda kime inanacak?
Ak Parti, Türkiye genelindeki oy oranı ve Adana’da potansiyeli ile 14 milletvekilinin tamamını almak için yola çıktık diyerek kendisini birinci parti ilan ediyor. İl Başkanı Mustafa Kebude’nin aday tanıtım toplantısı sırasında söylediği ‘14’te 14 yapacağız’ sözünü hatırlatmış olalım!
CHP İl Başkanı Zeydan Karalar, son referandum seçiminde alınan 585 bin oyun 330 bininin kendilerine ait olduğunu tasnif ederek belirlemiş!
CHP’de Adana’da birinci parti!
MHP’den birinci parti olduklarına dair son açıklamayı Seyfettin Yılmaz yaptı.
Yılmaz’da Adana’da MHP’yi birinci parti yaptı.
3 partinin hepsi de kendisini birinci yaptı. Geriye HAS Parti ile BDP kaldı.
Allah var, onlar birinci partiyiz diye açıklamada bulunmuyorlar!
Siyasilerin bunu söylemesinden daha çok seçmenin söylemesi gerekmez mi?
Seçmen sandığa gittiğinde kimi birinci parti yapacağını iyi bilir. Siz hiç meraklanmayın.
X
Adana’nın bütçesi neden açık verir?
Bütçenin 4 Merkezi Yönetimi Bütçesi'nin 4. 1 milyar TL açık verdiği 2011 yılının ilk çeyreğinde 70 ilin bütçesi açık verdi.
Yapılan araştırmalarda bütçenin açık verdiği illerin yüzde oranı olarak başta gelen illerinden birisi de Adana.
Vergi tahsilâtında Adana sınıfta kaldı.
Sebebi nedir bilinmez. Ancak bu tahsilâttaki zorluk yeni bir şey değil. Yıllarca vergi tahsilâtında çekilen sıkıntı konuşulur ama bir türlü önlemi alınamaz.
Tahsilâtta şampiyon Kocaeli olur iken, Kocaeli’ni İzmir ve İstanbul izledi.
Tahsilâtta en düşük il yüzde 14,3 ile Iğdır, yüzde 19.62 ile Hakkâri ve 3.sırada ise yani sondan 3.sırada Adana geliyor. Yüzdesi 19.62.
Adanalı vatandaşın vergilerini ödemedeki bu vurdumduymazlığının bir araştırılması gerekiyor.
Adana Defterdarlığı’nın çalışmalarının da meyvesini vermediğini bu sonuçlar ile görüyoruz.
Sanırım Hükümet’in Adana’yı gözünün ucuyla da olsa görmemesinin bir sebebi de bu olsa gerekir.
Xx
Bakıcı anneler bunu yapar ise!
Kimsesiz çocukların emanet edildiği Sevgi Evleri’nden kaçtığı belirtilen çocukların, akşam saatlerine kadar dönmediklerine dair emniyete gelen ihbarları duydukça insan olarak üzülmemek elde değil.
Sevgi Evi’nden bu çocuklar niçin kaçarlar?
Herhalde durup durur iken kaçmazlar.
Yetiştirme Yurdu’nda kalarak 18 yaşını doldurup yurttan ayrılan çocuklara yönelik olarak kurulan çeşitli derneklerde fahri olarak yöneticilik yapıp kendimce bu çocuklara katkı koymaya çalıştım.
Askerlik çağına kadar gelip, Devletin memuru yapıldığı halde hala nüfus cüzdanı olmayan Recep isimli bir kardeşimizin askerliğe gitmesi için nüfus cüzdanının çıkarılmasını sağladığımda ‘Milenyumun ayıbı’ diyerek de nitelendirmiştim.
O tarihlerden bugüne kadar sevgiye muhtaç bu çocukların ne çektiklerini, hangi koşullarda büyüdüklerini onlardan dinledim, öğrendim.
Dolayısı ile Sevgi Evi’nden kaçan çocukların durduk yere kaçmadıklarını biliyorum.
Nitekim son uygulamada benim bu düşüncemi doğruladı.
Adana'da Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı Sevgi Evleri'nde bir erkek çocuğuna kötü muamele yaptığı ileri sürülen iki bakıcı anne görevden uzaklaştırıldı. Adana Sevgi Evleri'nde görevli bir bakıcı anne, Adana Valiliğine, bakıcı anneler M.K. ve K.D'nin 13 yaşındaki bir erkek çocuğuna kötü muamele yaptığını bildirdi.
Bakıcı annelerin kızgın ateşte ısıttıkları çatalı erkek çocuğunun vücuduna bastığını ileri süren bakıcı annenin ihbarını değerlendiren Adana Valiliği soruşturma başlattı.
Haklarında cumhuriyet savcılığına da suç duyurusunda bulunulan bakıcı anneler M.K. ve K.D, çıkarıldığı mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Adana Valisi İlhan Atış bir çocuğa kötü muamelede bulunduğu iddia edilen bakıcı anneler hakkında idari ve adli soruşturmanın sürdürüldüğünü bildirdi. Vali Atış, bakıcı annelerin çocuğu nasıl bir kötü muameleye maruz bıraktığı yönünde bilgisi olmadığını, müfettişlerin soruşturmayı sürdürdüğünü belirterek, ''Söz konusu bakıcı anneler Sevgi Evleri'nde hizmet satın alımı kapsamında görevlendirilmişler. Her ikisinin de görevlerine son verildi. Adana Valiliği olarak olayın araştırılması için müfettiş görevlendirdim ancak bakanlık müfettişleri geldiğinden şu anda soruşturma bu arkadaşlarımız tarafından yürütülüyor. Bakıcı anneler, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmışlardır'' dedi.
Böylesine bir olay yaşanmamış olsa bu gerçekler ile yüzleşmek zorunda kalmayız.
Allah ıslah eylesin. Ne diyelim…