Dün 23 Nisan’dı. Günün anlamına ve önemine istinaden 22 Nisan günü ilköğretim okulu öğrencileri Vali İlhan Atış başta olmak üzere, mülkü ve yerel idarelerdeki yöneticilerin koltuklarına temsili olarak oturdular.
Anlamlı bir çalışma.
Bu konuda emeği geçenlere teşekkür etmek istiyorum.
Ancak kişisel olarak bir isteğimi de başta Sayın İlhan Atış Valim olmak üzere tüm yetkililere iletmeyi de görev sayıyorum.
Koltuğa oturan minik öğrencilere bakıyorum, genelde okulların ve öğrencilerin seçiminde biraz hassas davranıp ‘eli yüzü düzgün, çalışkan ve belirli okullardan öğrenciler’ seçilerek isimler belirlenmiş.
Önerim şudur ki, bu makamlara oturan öğrenciler arasında kimsesiz çocuklarımızdan, yurtlarda kalan öğrencilerden de isimler belirlenip bu heyecanı o çocuklarımızda yaşasın.
İlçelerdeki öğrencilerden kendi ilçelerinin idarecilerin makam koltuklarına oturmaları temin edilip bu iş yayılmaya çalışılmış.
Adana Valiliği’nin koltuğuna her dönem merkez ilçelerin öğrencilerinden birisi oturacağına, bu 23 Nisan’da Saimbeyli’den, diğer 23 Nisan’da başka bir ilçeden gibi düşünülerek dönüşümlü olarak öğrencilerin oturmaları da temin edilebilir.
Benim gönlümden geçen bu belki. Kimsesiz bir çocuğumuzun bu koltuğa oturduğunda belki de söyleyeceği dahi anlamlı cümleleri duyma fırsatı yakalayabiliriz.
Bu çocuklarımız da hatırlanmış olmasını katkı koymaları anlamında amacına ulaşan bir davranış olacağını düşünüyorum.
İsteğimizi de dile getirmek istedim. Katkı koyacaklara şimdiden teşekkür edelim.
Xx
Evren kendisini asacak mı?
‘Yargılanır isem kendimi asarım’ demişti Kenan Evren.
Bu cümlelerin sahibi olan Kenan Evren’e 12 Eylül darbesine yönelik açılan soruşturma kapsamında tebligat gönderiliyor.
Sadece Kenan Evren’e değil, hayatta olan Milli Güvenlik Konseyi üyelerine de tebligat gönderilecek.
Konsey Başkanı olduğu için ilk tebligat, 'Yargılanırsam kendimi asarım' diyen Kenan Evren'e gidecek.
Suç duyuruları kapsamında çok sayıda ismin de şikâyet edildiği ifade edildi. Savcılık kaynakları bu isimlerin sayısının 300'ü aştığını belirtti. Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı darbe yargılamasının başlamasıyla 12 Eylül'de yapılan fişleme ve işkencelerin de hesabı sorulacak.
12 Eylül'le ilgili ilginç suç duyuruları yapılıyor.
Kimsenin kendisini istediğimiz yok elbette. Ancak 12 Eylül darbecilerinin de adalet önünde hesap vermeleri gerekiyor.
Genç fidanları darağacında sallandıran zihniyetin de adliye koridorlarında hesap vermesi kadar doğal bir şey olamaz.
Xx
Dengir Bey, Erdoğan’ın yemeğine katılmadı
Adana Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat, Başbakan Erdoğan’ın liste dışı bıraktığı milletvekillerine vermiş olduğu yemeğe katılmadı.
Bu yemeğe liste dışı bırakılan 187 vekil davet edildi.
Bu yemeğe Dengir Mir Mehmet Fırat katılmadı.
Yaklaşık 170 milletvekilinin katıldığı toplantıda Başbakan Erdoğan bir konuşma yaptı. Milletvekillerine yasama yılı içerisinde partide ve Meclis'te verdikleri her türlü katkıya teşekkür ettiği ve milletvekillerine "gelecek dönemle ilgili ümidi besleyecek bir konuşma yaptığı" ifade edildi.
Sanırım Dengir Bey liste dışında kalmayı bir türlü kabullenemedi.
Elbette kabullenmek güç olur. Yemeğe katılmamasını gerektiren özel bir neden var mı bilmiyorum ama bunu bir tepki olarak değerlendirmekte ne kadar doğru olur onu da okuyucularımızın yorumuna bırakıyorum.
Xx
Adana için seçim vaadi ‘hızlı tren’
Ak Parti Hükümeti’nin 12 Haziran seçimleri öncesinde Adana için özeldeki seçim vaadi ‘hızlı tren projesi’ oldu.
Şimdi tüm Ak Partililer söze başlar iken ‘Adana’ya 2.üniversiteyi kazandırdık. Kısmet olur ise Adana’ya hızlı tren getireceğiz’ diyorlar.
Önceki gün bir Ak Partili siyasiyi dinliyorum. Kullandığı ifadeler aynen şöyleydi.
‘ Türkiye'yi bir uçtan bir uca duble yollarla döşedik. 6 bin 100 kilometre duble yolu olan Türkiye'ye 13 bin kilometre duble yol yaptık. Türkiye'de bugün her iki vilayetten birine neredeyse hava ulaşımı sağladık. Hızlı trenler çalışmaya başladı, çok önemli hatların inşası devam ediyor.
Kısa bir süre sonra Türkiye'yi Sivas'tan İstanbul'a, Ankara'dan Konya'ya, inşallah Ankara'dan Adana üzerinden Hatay'dan Ortadoğu'ya hızlı trenlerle donatacağız. Başlamış olan hizmetlerin devam etmesi, ülkedeki demokratikleşme hareketinin neticeye varması ve büyük, lider ülke Türkiye için bir dönem daha yetki istiyoruz. "
Bir dönem daha…
Sonrası ‘Allah kerim’ misali…
İnsanlarımız bu yetkiyi verir mi?
Ona da ben karışmam, halkımız bilir…
Hızlı trenin tamamlanması için ortada bir süre yok. Süre herkese göre göreceli olan bir tarih.
İsteyen, istediği tarihi verebilir…