ADANAİLKHABER.COM
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
SelahattinSEKİN SelahattinSEKİN
TARLAMIZDA BİTEN AYRIK OTLARI
Mehmet POYRAZ Mehmet POYRAZ
ADANA'DA SEÇİM YENİLENSİN!
Bergüzar ŞENAY Bergüzar ŞENAY
ALTIN ŞEHİR İSTANBUL...

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

ANKET

İNTERNET MEDYASINI DESTEKLİYOR MUSUNUZ?



Tüm Anketler

''KATRANI KAYNATSAN OLUR MU ŞEKER !''

01 Mart 2010, 07:41

Atalarımızdan kalma, "Arkadaşını söyle, senin ne olduğunu söyleyeyim" deyimi bana, ülkenin gündemine oturmuş bir gazeteyi anımsattı.

Yayıma başladığı ilk günlerde ekonomik açıdan zorlanan o gazetenin, şimdi de televizyon kanalı açma hazırlığı içinde olduğu söylenmektedir.

O gazetenin Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı, lise öğrenimini Amerika’da yapmış, İngiltere’de bulunmuş. Amerikalı eşinin "Akademik çalışmalar yaptığı" ve gazeteci sıfatıyla Afganistan’a gittiği kendisi tarafından ifade edilmektedir. Ancak Amerikalı eşinin, bir düşünce kuruluşu olan "Rand Corporatıon"a da gidip geldiğini bizzat kendisi söylemektedir.

"Rand Corporatıon"un hazırladığı bir kitapta ise, "Türkiye-ABD ilişkilerinin 10 yıllık geleceği"yle ilgili 4 senaryodan bahsedilmektedir. Bu 4 senaryoda, "Türkiye’nin, Brüksel’e(AB) yakınlaşmasının Washington’dan kopmasına yol açacağından; İslâmlaşmış Türkiye’ye karşı, ‘Ilımlı İslâm’ı savunan bir iktidarın desteklenmesinden; ulusalcı Türkiye’nin ABD çıkarlarına aykırı olduğundan; sert veya yumuşak bir askeri darbenin Türkiye-ABD ilişkilerine zarar vereceği"nden bahsedilmektedir.

O gazetede, Yahudi kökenli anti-Siyonist şair R.M. ile üç Ermeni kökenli yazar bulunmaktadır. Köşe yazarı E.M. halen "AGOS Gazetesi"nin Genel Yayın Yönetmeni, M.E. ise söz konusu gazetenin Genel Yayın Koordinatörüdür.

Gazetenin köşe yazarı S.N. 23/06/2008 tarihinde yayınlanan "Yanlış Cumhuriyet" isimli kitabıyla ilgili olarak Gazeteci Neşe Düzel ile yaptığı söyleşide, "Atatürk ve Cumhuriyet"i eleştiren ifadeler kullanmakla kalmamış, "Gençliğe Hitabe" başlıklı yazısında, "Kan, vatan, düşman edebiyatının şahikası Kemal Paşa’nın gençliğe hitabe adlı eseridir" ifadesini kullanarak Atatürk’e hakaret etmiştir.

O gazetenin, yönetmeni ve başyazarı "Sado-mazoşist" duygulara sahip olan A.A’; Müslüman Türk Milleti’nin örfü ile asla bağdaşmayan ve aile mefhumunu yok sayan duygularını, 1985’de "Kadınca Dergisi"nde bizzat kendisi dile getirmiştir. 1985’de yayımlanan "Sudaki İz" isimli kitabı da, müstehcenlikten yargılanarak toplatılmış ve yakılmıştır.

O gazetenin bir yazarı da Sabancı Üniversitesi akademisyenlerinden H. B. olup, "Weimar Türkiyesi" isimli kitabının 129.sayfasında, "Ermeni tehciri değil, Ermeni soykırımı yapılmıştı." İfadesini kullanarak, Türk Milleti’ni "soykırımcı" olarak göstermiştir. Oysa, H.B. adındaki köşe yazarı, gazeteci Emin Çölaşan’ın bir açık oturumda ifade ettiği gibi, "Amcasının, Girit adasında Rumlar tarafından ağaca asılarak katledildiğini" neden dile getirmez de, "Türklük" karşıtı davranışlar sergiler anlam veremiyorum?

Söz konusu gazetenin imtiyaz sahibi B. A. yayınevi sahibidir ve bu gazeteyi neden çıkardığını bakınız nasıl ifade etmektedir: Hayranı olduğu yazar A.A.’nın siyasi yazılarını yazabileceği bir gazetenin sahibi olmak istediği için o gazeteyi çıkardığını ve "Bir Budist için Buda ne ise, benim için de A. A. odur."

A. A.’a ilâhıymış gibi hayran olan ve onun "Sado-Mazoşist" duygularını göz ardı eden B.A.’ın sahibi olduğu o gazetedeki yazarların; "Cumhuriyet’e ve Atatürk"e, TSK mensupları ile Yargı mensuplarına hakaret edecek kadar ileri gittiklerine üzülerek tanık oluyoruz.

Ne hikmetse, ihbar mektupları ile bazı belgeler bu gazeteye gönderilmektedir.

Hatta, "Habur Kapısı"ndaki olayla ilgili olarak o gazetenin bir gün önceki manşetinde, "Dört saatte serbest kalacaklar" ifadesini kullanabilmek için, nereden ve kimden böyle kesin bilgi aldılar, yoksa fal mı açtılar?

Söz konusu gazete için, "Arkadaşın kimdir söyle, senin ne olduğunu söyleyeyim" deyimi sizce yerinde değil mi?

O gazeteyi analiz ettiğim için "Darbe yanlısı" olduğum düşünülmemeli. Tam tersine "Demokrasi" aşığı bir ailenin aynı çizgide ilerleyen bir evladıyım. Askeri darbe, bir ülkenin içinde bulunduğu çıkmazdan kurtuluşu için çare değildir. Çünkü her darbe, ülkenin en az 10 yıl yerinde saymasına neden olur.

Ama, T.C.Devleti’nin sigortalarından birini oluşturan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin potansiyel suçluymuş gibi gösterilerek yıpratılması ve demoralize edilmesi de göz ardı edilemez.

Her kurumda olduğu gibi birkaç çürük, TSK’nın sağduyulu üst komuta kademesi tarafından kendi potası içinde eritilecektir.

Bu Yazıyı Paylaş Bookmark and Share

OKUYUCUNUN SESİ

Adanailkhaber.com (e-ha) resmi abonesidir.OCAK-2010 Adanailkhaber.Com'daki yazı ve yorumlar sitenin görüşünü yansıtmaz.Gizlilik ve Yayın İlkeleri'mizi Okumanızı tavsiye ediyoruz.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi