ADANAİLKHABER.COM
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
SelahattinSEKİN SelahattinSEKİN
TARLAMIZDA BİTEN AYRIK OTLARI
Mehmet POYRAZ Mehmet POYRAZ
ADANA'DA SEÇİM YENİLENSİN!
Bergüzar ŞENAY Bergüzar ŞENAY
ALTIN ŞEHİR İSTANBUL...

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

ANKET

İNTERNET MEDYASINI DESTEKLİYOR MUSUNUZ?



Tüm Anketler

''TAM GÜN'' UYGULAMASI

21 Ocak 2010, 13:56

Türk Tabipler Birliği’nin açıklamalarına baktığımızda, ilâç konusunda olduğu gibi “Tam gün” uygulamasından zarar görecek olan taraf vatandaş olacak.     Çünkü, söz konusu uygulama gereği, doktora performansına (muayene edeceği hasta sayısına) göre maaş ödeneceği ifade edilmektedir.  
    Sağlık çalışanlarının görüşü, “Tam Gün Yasası’nın arkasında yatan gerçeğin, resmî sağlık kurumlarının da özelleştirileceği” şeklindedir. Sağlık çalışanları, endişelerine gerekçe olarak TBMM’de görüşülmeyi bekleyen “Kamu Hastane Birlikleri” yasa tasarısını göstermekte ve söz konusu yasanın, sağlık hizmetini piyasalaştırma politikasının bir parçası olduğunu; oysa 1978’de çıkarılan “Tam Gün Yasası”nın kamu sağlık kuruluşlarında çalışanların tamamına, “emekliliğe yansıyan tam gün tazminat” hakkı tanıdığını belirtmektedirler.
   Sağlık çalışanlarının ifadesine göre, “Devlet hastanelerinin, personeliyle birlikte mülkiyet hakkının özel sektöre devredileceği” iddiası, “Sosyal devlet” anlayışıyla örtüşür mü?
   “Tam Gün Yasası”, ikinci bir işte çalışma yasağı getirmekte, ama mesai dışı fazladan çalışma ile ikinci bir hastanede çalışmayı serbest bırakmaktadır. Bu bir çelişki olmuyor mu?
    Sağlık Bakanı’nın, “Üniversite hastaneleri ticarethaneye dönmüştür. Parası olmayan erken ameliyat olamamaktadır..” beyanında, gerçek payı yok mu dersiniz?  Ama, öğretim üyelerinin işi sadece hasta muayene etmek değil, öğrenci ve asistan eğitimi, bilimsel araştırma yapmak gibi görevleri de var. Doktorun performansı kriter olarak kabul edildiğinde, eğitim kalitesinin düşeceği de unutulmamalı.
     Söz konusu yasa tasarısı, “Bıçak parası” denilen ve yasal olmayan bir ücretin doktor tarafından alınmasını önleme açısından yararlı olabilir.
    Ancak, sözleşmeli olarak çalıştırılan “Aile Hekimleri” gibi, kamu hastanelerinde çalışanların da “sözleşmeli” çalıştırılmaya başlanması halinde “iş güvencelerinin kalmayacağını, sürekli radyasyona maruz kalan ‘Radyoloji çalışanları’nın çalışma süresini 25 saatten 35 saate çıkarmanın o insanların yaşamını hiçe saymak olduğu” sağlık çalışanları tarafından ifade edilmektedir.
   Henüz tasarı halinde olan “Tam Gün Yasası” TBMM’de görüşülürken, sağlık teşkilâtı mensuplarının özlük haklarını ve geleceğini güvenceye alacak düzenlemelerin yapılması gerektiğine inanıyorum.
   Çünkü, sağlığı yerinde ve geleceği güvence altına alınmış olan personelden hizmet vermesi beklenilebilir!
   Yakından tanıdığım birçok değerli doktorumuzun, geçmişte “Hipokrat Yemini”ne sadık kaldığına ve özel muayenehanelerine gelen, parasız ve çaresiz kalmış insanlardan “muayene ücreti” almadıklarına tanık oldum.
   Hipokrat’ın gerçek öğrencisi olan idealist doktorlar, kamu sağlık kurumlarındaki görevleri sırasında da hastalarına karşı şefkatle davranmış ve hastayı geçim kaynağı gibi görmemişlerdir. Her kurum veya meslek içinde olduğu gibi, birkaç olumsuzu örnek alarak onurlu bir camiayı potansiyel suçlu ilân edemeyiz!

Bu Yazıyı Paylaş Bookmark and Share

OKUYUCUNUN SESİ

Adanailkhaber.com (e-ha) resmi abonesidir.OCAK-2010 Adanailkhaber.Com'daki yazı ve yorumlar sitenin görüşünü yansıtmaz.Gizlilik ve Yayın İlkeleri'mizi Okumanızı tavsiye ediyoruz.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi