| ||||||||||||||
| ||||||||||||||
|
KEBUDE VE İŞ NE İŞ?
20 Ocak 2010, 22:18 AK Parti Adana teşkilatı daima kendi içerisinde, kendi kendini yiyip bitiren bir anlayışın kurbanı olmuştur. Partinin kuruluşundan bu yana nerdeyse her yıla bir İl Başkanı denk düşüyor. AK Parti Adana’da bu gidişle il başkanlığı yapacak aday bulamayacak. 29 Mart yerel seçimleri sırasında Av. Mehmet Sağlam’ı il başkanı olarak atayan genel merkez, kritik dönemde il başkanı değişitirmişti. Yerel seçimler sırasında yapılan bu son dakika değişikliği bana göre Ak Parti’nin 29 Mart yerel seçimlerinde hezimet yaşamasını engellemiştir. Parti yönetimi seçim sonrasında yine, yeniden değişiklik kararıl aldı. Adına ‘Demokratik Açılım Süreci’ denen, Türkiye’nin demokratikleşmesi ve terörün durması için atılacak adımlar öncesi Adana’ya atanan Mustafa Kebude ve ekibi belli kaygılarla göreve davet edilmişlerdir. Milliyetçi söylemlerin güçlendiği, yine Milliyetçi bir partiden seçilen mevcut belediye başkanının varlığı düşünüldüğünde, ‘Demokratik Açılım Süreci’nde Adana’da yükselecek tepkileri en aza indirmek için belli ki parti yönetimi parti içerisinde var olan Milliyetçi yanı ağır basan bir ekibi tercih etme ihtiyacı duymuştur. Bu kaygılarla hareket eden parti yönetiminin ‘Demokratik Açılım Süreci’ tamamlandığında yeni kaygıları doğrultusunda hareket etme ihiyacı ile yeniden bir yapılanmaya gitmesi doğal olacaktır. Bugünlerde siyasi kulislerde konuşulan, medya da yazılanlara, çizilenlere baktığımızda mevcut yönetimin yön tayin edişi biçimi de gösteriyor ki uzun soluklu bir yapı soz konusu olamayacak. İktidar olan, koltukta oturan zamanı geldiğinde doğru adımları atmaz ise yıpranması kaçınılmaz oluyor. Yıpranma bereberinde çöküşü getiriyor. İşte liderlik vasfı burada öne çıkıyor. Lider denen kişilik böyle kritik süreçlerde doğru adımı atabilen, yıpranmanın önüne geçebilen kurtarıcıdır. Mevcut il yönetiminin lideri konumundaki Sayın Mustafa Kebude ve sayın Şaban İş ile ilgili medyada çıkan son haberler de gösteriyor ki doğru adımlar atılmıyor veya atılamıyor. İktidar partisine ait bir il başkanı ve onun yardımcısı fakir-fukara için yaptırılan TOKİ konutlarının kura çekimine k-a-t-ı-l-a-m-a-z. Yasal olarak her Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı gibi (TOKİ Şartlarına Göre) tabiki katılabilirler. Ama bu etik değildir. Bildiğim, tanıdığım her iki ismin de TOKİ’nin evlerine ihtiyacı yoktur. Yanlış hatırlamıyorsam sayın İl Başkanı inşaat işi de yapıyordu. Velev ki TOKİ’nin yaptığı evler ikiz tip villa olsa bile yinede ihtiyaçları yoktur. Unutulmasın ki bugün belli koltuklarda oturanların yerel seçimler sonrasında ortaya koydukları duruş hem Ak Parti tabanında hemde Genel Merkez nezninde ciddi şekilde takip ediliyor. Sonuç olarak öyle yada böyle herkes sahip olduğu koltukta oturma süresini kendi belirliyor. Mevcut yönetim eğer doğru adımlar atar ise karlı çıkacak, yok eğer zaten benim ilerisi için hesabım ‘Milletvekilliği’ derse o zaman da koltuğun yeni sahibi olma düşü kuranlar ellerini oğuşturmaya devam edeceklerdir.
|
OKUYUCUNUN SESİ
SON YORUMLANANLAR |
||||||||||||
|
Adanailkhaber.com (e-ha) resmi abonesidir.OCAK-2010
Adanailkhaber.Com'daki yazı ve yorumlar sitenin görüşünü yansıtmaz.Gizlilik ve Yayın İlkeleri'mizi Okumanızı tavsiye ediyoruz. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||||||