Genelkurmay Başkanlığı açıklama yapmış. “ 49 terörist imha edildi”. Hadi ya millet buna bile inanmıyor. Gazete ve televizyonlar üzerinden PKK ve açılımı seçim öncesinde destekleyen kanallar ve onların patronları daha geçen gün sansür toplantısında yutkunma sorunu yaşıyorlardı.
Toplantı öncesine yandaş medya ve candaş medya ne dedi. “Türk Silahlı Kuvvetleri sınırı geçti.” Nasıl geçtiğini tüm o gazetelerin genel yayın yönetmenlerini yalanlayan TSK yaptı: “ Harekat sınır içerisinde devam etmektedir.”
Yandaşlık bu olsa gerek. Ses bombaları ile gaz almaya çalışıyorlar. Fakat olmuyor. Sınırın geçilmesine Barzani, Talabani, Obama izin vermedi. Neden? Bize gözü kapalı olarak imzalanan Dubai Anlaşmasını hatırlattılar. Türkiye’ye Irak , ABD ve Barzani izin vermediği sürece Kuzey Irak’ta harekat yapamayız.Dünün dışişleri bakanı, bugünün Cumhurbaşkanı hani YAŞ kararları için gözü kapalı imza atamayız demişti. Fakat dün imza edilmiş olan Dubai anlaşmasını çabuk unuttular.
Peki Çukurca saldırısı devam ederken Özel harekat timleri neden bölgeye sevk edilmedi ?
Bu soruyu soran ve sorgulayan yok. Neden gönderilmedi? ABD bize mi anlık istihbarat veriyor, yoksa PKK’ ya mı? Yahu ayıp olacak ama Kandil Dağı’nın elektriğini kim veriyor? Türkiye Cumhuriyeti olarak bizler. Yani Kandil’leri yakıyoruz. Sonra da alnımızın çatından vuruluyoruz.
İran hükümeti PJAK’a lojistik destek verdiği gerekçesi ile Barzani’yi inletti. Barzani bizzat kendisi yalvarmak için İran tarafından kapatılan sınır kapısına gitti. Kaldı ki o sınır kapısı Habur’un yanında sıfır bir kapıdır. Barzani’nin bölgesinde lojistik destek alan ve Başbakanımızın devamlı görüştüğü Obama’nın askerleri tarafından eğitilen, beslenilen ve koruma altına alınan teröristlerin bir kısmı Barzani’ye bağlı özel birliklerde subay ve asker rütbesi ile görev yapıyor. O halde bu saldırının geldiği adres Kuzey Irak değil mi? Fakat bakıyorum maazallah Türkiye’ nin dış politikasını çok problemli hale getiren Dışişleri Bakanı Davutoğlu , Barzani’nin partisinin genel başkan yardımcısı ile görüşüyor. Yetmedi, Başbakanımız parti genel merkezinde değil Başbakanlık’ta resmi olarak görüşüyor. Devlet böyle yönetiliyor.
İktidar partisi içerisinde Kuzey Irak ile iş yapan çok sayıda milletvekili var. Bu vekiller Kuzey Irak’a müdahalenin önünde engel mi oluyorlar? Evet bu vekiller ve iktidar partisine yakın iş adamları Barzani ile iş yapıyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Barzani için kaçak sigara,kaçak mal pazarı olmuş. Habur’da kasaları açılmayan tırlar vızır vızır geçiyor. İçlerinde silah mı var veya yok.Bakan hiç kimse yok. O zaman bu halde asker teröristin ateş açmasını bekleyerek nasıl terörle mücadele eder? Asker yol kontrolü yapamaz. Neden araç arayamaz? Böyle bir paketi Başbakanın önüne götürerek kabul ettirenler kimler? Hangi vekiller? Bunu iktidar çıkıp açıklasın. Biz de dostumuzu ,düşmanımızı bilelim.
Sayın Cumhurbaşkanımız millete devlete küfredenleri kabul etmişti ya. Hatırlayın Zana, Çankaya köşkünde kabul edilmişti. Hatırlayın! Geçtiğimiz hafta on şehit verdiğimiz Güroymak’ta sayın Cumhurbaşkanı geçtiğimiz yıllarda Güroymak’lılara Norşinliler diye hitap etmişti. Hatırlayın Osman Baydemir’i makamında ziyaret etmişti. Yani tanımıştı. Ziyaretin hediyesi başka bir dilde lügatı kameraların önünde Cumhurbaşkanı almıştı. Sanki ülke federal bir sistemle yönetiliyordu da Diyarbakır sokaklarında çift dilli tabelaları gören Cumhurbaşkanı, Başbakan hiç sesini çıkartmamıştı.
2011 yılına geldiğimizde, karşımıza çıkan tablo şu: Nisan ayından bu yana geçen sürede güvenlik güçlerine 224 saldırı düzenlendi. Son dört aylık dönemde, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bölücü terör örgütüyle mücadelesinde, öldürülen terörist sayısı 159 oldu. Yine bu dönemde, her gün bir çatışma haberi aldık, hemen her gün en az bir şehit verdik. Son terör saldırısında ise 26 askerimiz Çukurca’da, 5 polis ve 5 vatandaşımız Bitlis’te, 1 Polisimiz Adana’da , 1 Uzman Çavuşumuz ise Siirt’te şehit edildi.Son olarak Hakkari’de Kazan vadisinde 4 askerimiz daha şehit edildi.
Geçtiğimiz haftanın bilançosu 41 şehit olarak gerçekleşti. Şimdi ben İktidar kanadının ve TSK’nın açıklamalarına nasıl inanayım. Giden bizim canlarımız.Sınır ötesine geçemeyen ise bizim ordumuz. Siz istediğiniz kadar rakam açıklayın . Hiç birisi gidenleri geri getirmeyecek. Hiç bir şey artık eskisi gibi olmayacak.