Malum hepimiz tarih dersinde okumuştuk. Alman Goben ve Breslav savaş gemileri Akdeniz de İngiliz donanmasının önünden kaçarak Çanakkale boğazını geçerek İstanbul’a geliyor. Hikaye bu ya sonrasında Osmanlı bayrağı ve Osmanlı donanması namına bu savaş gemileri Karadenize açılarak Rus limanlarını topa tutuyor. Sonuç Türk tarihinin en büyük yıkımını yaşayarak milyonlarca insanımız ve bütün Osmanlı Coğrafyasını kaybediyoruz. Kim adına Enver Paşanın Osmanlıyı yeniden ayağa kaldırıyoruz. Yeniden İslam dünyasına hakim olacağız diyerek bir milletin yok olmasına sebep oluyor.Bugün için baktığınız zaman Dışişleri bakanlığımızın sıfır problem diyerek çözümsüz problemler yarattığı bir tablo ile karşı karşıyayız. Bazen öyle dangalaklar çıkıyor ki Yeni Osmanlı safsatasına inanıyorlar. Ben de bu dangalaklara diyorum ki beyin kıvrımlarınızı tedavi ettirin. Hangi Osmanlı yüz yıl önce Enver Paşanın diriltmeye çalıştığı sonunda küçücük bir toprak parçasına sıkıştırılan ve bitirilen Osmanlının yerine Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti yerine bazı aklıevveller yeniden Osmanlı diyor. Ortadoğu coğrafyasının büyük oyuncusu diyor. Sayın Başbakan BM genel kurulunda konuşurken tenezzül edip dinleyen, saygı duyan tek bir Arap devleti yetkilisi yok. Ve malum füze kalkanı meselesi;Goben ve Brerslav zırhlıları ile Osmanlıyı yok eden Almanya,İngiltere,Fransa,İtalya ,ABD bugünlerde aynı oyunu NATO üzerinden oynuyor. Dünya liderler ve milletler mezarlığı olan Ortadoğu sadece Osmanlı idaresinde rahat ve huzur buldu. Feodal mantık yaşayan Ortadoğu milletleri huzur istemiyor. Devamlı huzursuzluk peşinde bir politika izliyor. Bu Osmanlı idaresi hariç bugün ve dün hep böyleydi…NATO füze savunma radarları sözleşmesini NATO adına ABD’nin Ankara büyükelçisi Ricardone imzaladı. NATO büyükelçisi veya genel sekreteri Ricardone midir? ABD Ulusal İstihbaratının başı Türkiye’ye geldi ve net olarak elde edilen veriler anlık istihbarat olarak İsrail’e verilecek dedi. Sonuç olarak NATO istihbarat başkanı yerine ABD istihbaratı başkanı Türkiye’de füze savunma sistemi ile ilgili görüşmelerde bulunuyor. Hem de ses kaydı açığa düşen bizim istihbaratımızın misafiri olarak…NATO Füze savunma radarlarının Malatya’nın Küre beldesine kurulması kesinleşti. Bu radarların bir özelliği kızılötesi ufkun ötesini görüntüleyebilen cihazlar. Menzil alanı ise 5.000 mile kadar tarayabiliyor. 1 mil 1.639.4 km olduğuna göre beş bin millik mesafe içerisine Orta Asya Türk Cumhuriyetleri mesela uzay gücüne ve nükleer güce sahip olan Kazakistan, Nükleer füzelere ve teknolojiye sahip olan Pakistan, Ortadoğuda artık nükleer güç ve oyuncu olan İran ,aynı zamanda nükleer güce sahip olan Rusya,Çin ve Hindistan olmak üzere bahsettiğim ülkeler karadan artık Malatya Küre’den izlenecek. Kime karşı ABD ve AB mi? Yapmayın kendinizi kandırmayın. Tabi ki İsrail’i korumak adına kaldı ki ABD istihbarat başkanının Türkiye’ye geliş sebebi bile budur.Unutmadan Malatya meselesini açarken önümüzdeki günlerde kurulacak olan Kürdistan ve Türkiye içerisinde bölünme provaları yapan Güneydoğu Anadolu bölgesinde Türkiye’nin tüm askeri hareketliliği bu radarlar sayesinde rahatlıkla anlık olarak birilerinin eline geçecek. Yani bölünmek istenilen Türkiye Cumhuriyeti nasıl bölünürüm diyerek kendi istihbaratını NATO üzerinden birilerine sağlayacak. Sahi bu işin sonunda ne çıkar demeyin. Elli yıl önce bu ve benzeri radar merkezleri vardı. Doğru vardı, fakat düşman belli idi. Düşman Komünizmdi ve iki kutuplu bir dünyada yaşıyorduk. Şu anda bütün kutup ve eksenler sadece ABD ‘ye çıkıyor. Umarım bu işin sonu Goben ve Breslav zırhlıları ile Enver Paşa’nın milletin başına açtığı dert gibi olmaz. Fakat şunu biliyorum. Bu işin sonu bir Müslüman savaşı, bölünmüş Türkiye, bağımsız Kürdistan, Büyük Ermenistan ve İsrail’in arz-ı mevdut planıdır. Bugün tarihe not düşesim geldi…