İktidar ve muhalefet DEMOKRASİ’nin iki ana temel kaynağıdır. İkisinin de güçlü olması ileri demokrasi için gerekliliği , önemi büyüktür. Birinin zayıflığı demokrasiyi de zayıf kılar. Çünkü ikisi birden paranın iki yüzü gibidir.
İKTİDAR Siyasi partiler içinde en yeni kimlik sahibidir. O sebeple ve merhum Erbakan hocanın talepleri olarak konumu iyi kavramış ve güçlü iktidar konumundadır.
MUHALET : Günün şartlarına , gereğine, icabına, uygun olmaktan geridir. Zira üç evredir seçim sonuçları bunun kanıtıdır.
Bir çoğu sadece seçim dönemlerinde listeye giren isimlerden ibarettir. Bir diğeri çeşitli isimler altında elli yıllık maziye sahip olduğu halde halen kapalı bir parti ve büyümemiş partidir.
Bir diğeri de iç çekişmelerle maluldur. Siyaset oyununda yaşına rağmen şimdi acemilik yaşamaktadır.
ATATÜRK ADI : Bu ulu isim, bu tek isim artık yaşayan siyasi isimler için kullanılmamalıdır. Zira ATATÜRKve parti artık bir arada kullanılacak iki isim değildir. ATATÜRK o partiyi kurmuş olabilir. Cumhuriyeti demokrasiye adapte etmiş olmak için bir tedbirdir. Ama şimdiki durumda ATATÜRK hiçbir parti için benim partim demezdi, diyemezdi. Ve demezdi. Çünkü, ATATÜRK ancak ve ancak BÜYÜK TÜRK MİLLETİNİN LİDERİDİR. ONUN DIŞINDA herhangi bir partinin liderliğini kabul etmezdi. Çünkü, ATATÜRK TARAFSIZ BİR BÜYÜL LİDERDİR VE TEKTİR. O halde artık O büyük isim sadece CUMHURİYET için kullanılmalıdır. Bir partinin kurucusu simgesi olamaz. Olursa bu siyasi karaktere , siyaset mantığına ,ATATÜRK ve TÜRK MİLLETİ birliği içinde gerçeğe uygun düşmez.
ANAYASA değişikliği ile YARGI bir ameliyat geçirmiş ve yeni hüviyet kazanmıştır.
YARGI halen sürekli ve önemli eleştiri konusudur.
TSK’ları ciddi bir demokratikleştirme gerçeğine tabi tutulmuştur. Fakat , muhalefet bütün konularda zayıf ve adeta sessizdir. Oysa muhalefet te iktidar kadar güçlü olmalıdır ki ilerisi için demokrasi gerçekleşsin. Zira DEMOKRASİ ; iktidar – Muhalefet iş birliği ile ilerler ve yaşar. Bir parti daha vardır ki CUMHURİYETE çatıyor. Ona zaten muhalefet değeri vermek doğru değil. O bir Cumhuriyet Savaşı içindedir. Meşruluğu dahi kabul edilmemelidir. Yargıtay Cumhuriyet Baş Savcısı acaba ne düşünür ?