Kanlı terör örgütü artık sınırımıza yakın mevzilenmiş durumda. Yansımalar böyle. PKK, Kuzey Irak’ta Avaşin, Gara, Metina ve Haftanin’de pozisyon almış durumda. Kuzey Irak’ta 3 binin üzerinde terörist bulunuyor. Bunun 1500 - 2000 arası Kandil ve Hakurk’ta geri kalanı ise Suriye ve İran sınırında konuşlandırılmış. Neden? Sınırları mı var ki kalkıp Türkiye sınırına mevzilenmişler. Belki öyle bir kış geçireceğiz ki kendi kendimize hiç bu kadar sıcak kış geçirmedik diyeceğiz. Bu bilgiler Türkiye sınırları dışında büyük bir terör hareketi dalgasının hazırlığının yapıldığının işareti. Halbuki Kuzey Irak’ta bizimkilerin ağabeyleri var. Olmadı her akşam telefon görüşmesi yaptıkları Obama ağabeylerinin askerleri var. Nasıl oluyor da illegal bir örgüt rahatlıkla sınırlarımızda kendisine uygun hareket alanı bulabiliyor.
Sayın Davutoğlu İran ile bir anlaşma yapmıştı. Brezilya da bu anlaşmaya imza koyan ülkeler arasındaydı. Yandaş medya öyle bir diplomatik zaferden bahsetmişti ki, ABD‘nin sıkıştırması sonrasında Davutoğlu anlaşmanın ABD’nin istekleri doğrultusunda yapıldığını itiraf etmek zorunda kalmıştı. Son Suriye seyahatinde Türkiye kendi mesajlarını Suriye’ye iletmişti. Sözüm ona öyleydi. Açıklama ABD’den geldi. Suriye ziyaretini isteyen ABD aynı zamanda Suriye’ye kendi mesajlarının Türk Dışişleri tarafından iletildiğini açıkladı. Böylece dış politikamız tekrar çırak çıkartılmış oldu. Gerçi Irak harekatı öncesinde bu konuların benzerleri yaşanmıştı…
İddiaya göre; PKK Türkiye’ye tonlarca silah soktu. Her eve kalaşnikof ve tabanca dağıttı. Ayaklanma hazırlıkları yapıyor. ” PKK iç savaş için Hakkari ve Yüksekova’yı üs seçerken, her eve kalaşnikof dağıtımı gerçekleştirdi. Acı bir gerçek ama şu an Hakkari ve Yüksekova’da lojmanı bulunmayan polis memurları ve kamu görevlilerinin eşleri evlerinden dışarı çıkamamaktadır. Pek çoğu çocuklarının kaydını bölgedeki okullardan alıp memleketlerinde anne ve babalarının bulunduğu yerlere aldırmaya başladı. Çünkü PKK binlerce susturuculu tabanca dağıtmış durumda ve bunlarla cinayetler işlenmeye başlandı bile. Polisimizi arkadan vuran katil henüz bulunamadı. Kaçırılan devlet memurları henüz ortada yok. İşte istikrar dedik. Başımıza bu kadar istikrar taşı yağıyor. Şehit cenazeleri ve devlet görevlilerini kaçırmaların ardı arkası kesilmiyor. Eminim beraber yürüyenler şimdi daha huzurlu ve mutludurlar.
En doğru cevabı yılların devlet adamı, merkez sağ ve Demokrat misyonun yaşayan manevi lideri 9.Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel yaptı. Demirel, “Demokratik özerklik, içeriğini koymadıktan sonra bir hayaldir. Anayasalarda hayallere yer yoktur” dedi. Acı olan ise hükümetten bölücü teröre karşı ses çıkmazken Suriye’ye karşı atak üstüne atak yapmaya çalışılıyor.
Dünkü yazımda Güneydoğu’da görev yapan bir doktorun her tarafta yer alan mektubunun bir kısmını yazmıştım. Bugün ise tamamlıyorum. Doktorumuz diyor ki “Kimse vergi vermiyor, elektrik-su vb. faturalar ödenmiyor. Herkese ayda 150 TL çocuk parası (ki çocuk başına) çocuk ultrasonda görüldüğü andan itibaren de mama ve bez parası ödeniyor. Okula giden her çocuğa devlet harçlık veriyor, harçlık gecikince anneler okulu basıp çocukları okuldan almakla tehdit ediyor. Peki çocuklar ne yapıyor? Üzerlerinde üniformaları ellerinde PKK bayrakları ile DTP mitingine gidiyor. Herkese, eksin ya da ekmesin toprak yardımı yapılıyor (ki zaten kimse ekmiyor ya).Bu yardımda sadece beyana bakıyorlar. Adam 5’i 50 yazdırabiliyor. Van’da dağıtılan paraya bakınca, göl bile tarım arazisine sayılsa az gelir. Her cuma kaymakamlık elden nakdi para dağıtıyor. Buralarda tek vergi verenler devlet memurları... İnsan içinden ve de dışından lanetler okuyor. Neden terör de bitmiyor daha iyi anlaşılır sanırım. Terör biterse bu insanlar çalışmak zorunda kalabilir, devlet denetimini daha iyi yapabilir... İsterler mi bu rantın bitmesini! Demek ki terörün bitmesini istemeyen TSK değil. Kimmiş? Bölgenin kendi halkı bunu istemiyor. Feodal mantık içerisinde devlet baksın hesabı bu talan devam ediyor. Kardeşim ben devletin verdiği açığı birileri nemalansın diye ödüyorum. Kafamdan kötek hiç eksik olmuyor. Bu nasıl bir iş ki halk dediğimiz millet dediğimiz insan toplulukları bunu kabullenebiliyor.
Bu dönemde değerli olan bir damla sudur. Laf kalabalığı ile kitlelere devlet adamlığı yapılamıyormuş. Sonuç devleti yönetenler devlet adamı olduğunu halka hissettirecek. Biz devleti ramazan münasebeti ile kapattık. İnşallah bayramdan sonra açacağız.