Zaman göstermektedir ki, Ak Parti iktidara gelişi milletimiz, ülkemiz, devletimiz için bir siyasi devrim niteliğindedir. Cumhuriyetin kuruluşu büyük bir devrim ve yeniden varoluş bulunup uzun yıllar tek parti iktidarı ve sonra da 27 Mayıs 1960 ve sonrası siyasi bocalama ve daha sonra 12 Eylül 1980 olayı siyaseti, demokrasiyi zedeleyen bir dönem olup bu son dönem içinde laiklik tartışması, siyasetin sabit tavrı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin laiklik konusunda ısrarı ve o amaçla AK Parti evveli merhum ERBAKAN döneminden itibaren o görüşü eleştiren tavrı ve milletin siyasi hayatta yenilik ihtiyacı ERBAKAN camiasından ayrılıp daha aktif ve daha makul laiklik taraftarı AK PARTİ kuruluşu ve görüşü, vaatleri bu siyasi akıma iktidar yolunu açmıştır.
Bunda bir ilahi tecelliyi de fark etmek yanlış olamsa gerektir. Silahlı kuvvetlerin laiklik konusundaki sabit fikri ve ona dayalı İslami siyasi görüşe, karşı duruşu bu yolu açan sebep olmuştur. Ayrıca siyasi ve ekonomik hayatta görülen zafiyet, gerileme AK Parti iktidarı için artı sebepler, hızlandıran sebepler olmuştur.
Sayın Ak Parti iktidarı birinci dönem sabırla, tahammülle ayakta durarak iktidara başarılı yollarla ısınmış ve ikinci dönem TSK’ni laiklik konusundaki ısrarında pasifize etmiş ve bu kuvvete yeni bir çeki düzen getirmiştir.
Üçüncü dönemde daha da güçlenerek Silahli Kuvvetleri daha da demokrasi disiplini içine alarak devam edeceği aşikar bir husustur.
Ancak birinci dönemde kısmen haklı olarak, kısmen ise ağır sözlerle yargı da bir tartışma konusu içerisinde kalmış. TSK, ağır ithamlarla adeta cezaevinde önemli sayıda yer almış olup, yargı ve TSK için bu tartışma ve tutukluluk hali milli vicdanı zedelemiş ve şu cezaevi hadisesinin bir an evvel sonuçlandırılması milli arzu haline gelmiştir. Zira TSK eski disiplin, güç ve irade içinde daha güçlü olması her zaman için milli temennidir. O eski itibar, güven durumuna demokratik şartlar içinde dönmelidir. Düşüncem o dur ki; eğer yaptıkları bir askeri senaryo değilse AK Parti iktidarına ve laiklik ilkesine karşı siyasi bir cereyandır. Böylede olsa yanlışın içine girmişlerdir. Bazı üniversite mensubunun ve yazarın davranışı ise eskiden kalma laiklik tartışmasının son perdesi olmuştur.
Ama bunların hepsinin ülkeye, millete, ilme büyük hizmetleri de olmuştur. Acaba sayın AK Parti de bu durumu dikkate bunlar için yeni anaysa ve yeni demokrasi hayatı için bir kısmi af düşünebilir mi?
Zira, halen Yassıada mahkeme kararlarının halen yanlışlığı vicdanları yakmaktadır. 12 Eylül’ünde zararları tartışılmaktadır. Halen bir şike hadisesi milyonlarca Fenerbahçe taraftarını perişan etmiş, üzmüştür.
Acaba mazinin bazı değerleri, adı geçen tutukluların pişmanlık durumları varsa bu da dikkate alınarak bu beyaz ufuk döneminde bir de beyaz sayfa açılarak kısmi bir af yasası yüzlerce yetişmiş, büyük hizmetler yapmış o kişiler için kısmi bir af yasası sayın iktidarın ve sayın BAŞBAKANIMIZIN vicdanlarında yer bulur mu?
Ekonomi güler yüzle devam ediyor. Ciddi ve planlı bir devlet hayatı süratle yürüyor.
Bu beyaz ufka üçüncü defa iktidar olmanın şanına bir kısmi af uygun olur mu, olmaz mı? Sayın Başbakanımızın ve sayın partisinin dikkatlerine sunulur. Mübarek RAMAZAN hürmetine de uygun olmaz mı?
Yeni Anayasa ile ve tam demokratik ilkelerle TEK MİLLET, TEK DEVLET, TEK BAYRAK, TEK RESMİ DİL değişmez ilkesi içinde çok yönlü çözüm ve BARIŞ getirecektir. Umudumuz… dileğimiz budur.
Sayın muhalefette iktidarın müsbet hizmetlerinde destek olması hem milli görev olacaktır, hem de kendilerinin büyümesi, güçlenmesi için akıl yolu olacaktır. Muhalefetsiz bir hayat karanlıkır. DEMOKRASİ için MUHALEFET destek olmalıdır. Muhalefetinde sağduyulu tavrı ONURDUR, ŞEREFTİR ve DEMOKRASİ hizmetidir.