Türkiye büyük bir eğitimcisini, Adana bir yiğit evladını tarihin derinliğine, ebediyete doğru uğurladı.
O; fiziği ile yiğitti, ahlakı, zengin gönlü, insan sevgisi, millet, vatan, bayrak sevgisi ile yiğitti.
O; hizmet aşkı, görev şuuru, ciddiyeti, vefakar duruşu ile bir yiğit insandı. Ve O, bir eğitim sevdalısı idi. Onun da meyvelerini verdi…
Gençliğinde Ticari İlim sahasını seçmişti. Nitekim bankacılığı meslek edinmişti. Banka müfettişi, şube ve bölge müdürü idi. Ama o hedefi hayali Türkiye’de mesken sorununu çözmekti. Bunun için de Emlak Kredi Bankası Genel Müdürü olmak arzusunda idi. Ama o hedefi, ideali maalesef gerçekleşmedi. Gönül yapısı siyasete de yatkındı. Nitekim öğrencilik yılları dernek çalışmaları ile geçmişti. Bu sebeble bir ara siyaseti de denedi adaydı…
Fakat o seçim yapılmadı ve bu ideali de içinde kaldı.
Ama bitmeyen bir enerjisi ve ulus idealinin ısrarlı bir gönül ve ruh yapısı vardı.
Mademki o idealler tutmadı. Şimdi sırada onlar kadar, belki de onlardan da ileride ve muhteşem bir hedefi daha vardı. O da EĞİTİM işi idi.
Adım adım imkanlar yarattı. Önce anaokulu, ilkokul ve orta, lise kolejleri hayata geçti.
Çevrede modern bir okul tesis etmişti. Okul Mersin il sınırları içinde ama ADANA ile kucak kucağa idi. Hemen sınırda idi. Mükemmeldi ve mükemmel bir başarı sıralıyordu.
Ama O bununla tatmin olmadı. O işi büyütmek, devam ettirmek gerekiyordu. Böylece devam etti ve üniversite hayata geçti.
İsim olarak ÇAĞ sözcüğünü tercih etmişti. Modern ve yüzyılın anlamına uygun bir isimdi. O isim her yıl büyüyerek hayatını ilerletti. Şimdi O, yiğit Adana evladı YAŞAR BAYBOĞAN ebediyet yolunda. Bu dünyadaki hayatını mutluluk ve başarı ile süsledi. Artık ebedi hayatta dahi mutlu olmasını, mekanının cennet ve nur dolu olmasını diliyoruz.
YÜCE ALLAHIN şefkat ve affı ile CENNET kulu olarak ebedi hayatına devam eylesin.
YAŞAR BAYBOĞAN temiz insandı, gönlü temiz, ruhu temiz, yüreği millet, vatan, bayrak şuuru ile dolu idi. Zaman zaman ülke sorunlarını konuşur sohbet ederdik. Daima zarif, neşeli, kibar ve nazik idi.
Bütün vasıfları ile mümtaz, babacan, yiğit bir karakter örneği idi. Lider bir şahıstı. Hangi dalda olursa olsun kişiliğini belli etmek yeteneği vardı.
Dostluğu da ciddiyet, dürüstlük, samimiyet silsilesi içinde idi. Dostluğuna ve sözüne güvenilir kişilikti.
BAŞARI O’NUN sırrı ve azmi idi. Hangi sahada olursa olsun başarı ilk ve kavuştuğu hedef idi. Hayat içinde değeri yükselen bir dost, iş adamı ve yönetici idi.
Kurduğu büyük EĞİTİM ESERİ hayatının onuru, emeğinin karşılığı idi. O büyük eser, sevgili evlatları sayın LÜTFİ ve GÖKHAN elinde elbette büyüyecek, yeni fakülteler ve yeni tesislerle millet, gençlik hizmetinde yarışa ileri saflarda devam edecektir. Zira eserleri dünya çapında ve standardındadır. O yönü Avrupa Birliği’nin onayını almıştır.
Merhum ve muhterem YAŞAR BAYBOĞAN elli yıllık arkadaşım, dostum ve kardeşim idi. Bana abi der, ve o sözü gönlünün derinliğinden gelen bir sevgi, güven duygusu ile perçinlerdi.
Ne mutlu dost idik.
KASTAMONU’da gurbette tanışmıştık. Gönül ve ruh yapımızın, görev ve millet, devlet, Cumhuriyet, demokrasi şuurumuzun tam uyuşması ile, ileri seviyede dost ve kardeş idik.
Sevenleri çoktu daha da çoğalacaktır…
O aziz insan, o mümtaz YAŞAR BAYBOĞAN NE MUTLU SANA, NE MUTLU BIRAKTIĞIN İSME VE HATIRANA…
Adana semasından TÜRKİYE ufkuna
Işık olmuş, yıldız olmuş, lider olmuş
Ve bir mutlu ömrü onurla tamamlayıp
Ebedi hayata milletçe uğurlanan
Ve tarihe geçen bir mutlu fani olmuştur…
SANA SELAM OLSUN, DUA OLSUN BU SÖZLERİM
Artık gözyaşlarım ve ruhum sana ARKADAŞ…
Sevgili YAŞAR BEY….