Yasaları TBMM’de siyasiler hazırlar. Bazen yasalar ANAYASA MAHKEMEsinden geçer, iptal edilirse hükümsüzdür. Dava reddedilirse o yasa yine yürürlüktedir.
Durum böyle olduğu halde mahkeme karaları sık sık eleştirilir. Hem de insafsızca… Bazı mahkeme kararları eleştiriye müsaittir ama şu son günlerin hadiselerinde ise eleştiriler yasa hükümleri karşısında yersizdir, haksızlığa hukuk bilgisi eksikliğindendir, ya da siyasi ihtiras sebep teşkil etmektedir.
Mahkeme karalarında hata sıfır değildir. Maddi hata, takdir hatası dışında tereddüde, ihmale dayalı hatalar da vardır. Bu takdir hatası, demokrasinin ileri seviyesine karşı çoktur. Ama şimdi son hadiseler önem taşımaktadır.
Zira henüz demokrasinin üstünlüğü seviyesinde değiliz. Hedef odur ama daha zamana ihtiyaç açıktır.
Yasalarımız çok defa birbiri ile uyum içinde değildir. Yasalar arasında ve hatta aynı yasanın maddeleri arasında bile çelişki bulunur. Görevim esnasında bunlara temas etmiştim ve değişiklik yapılmıştı. Ama o çelişki halen dahi bazı yasalar arasında mevcuttur. O sebepledir ki milletvekili seçilmiş olmak ve sonucu halen tartışma konusudur. Demek ki bu konuda yasalar çatışmaktadır. Ya da uygulamada hata vardır.
Milletvekilliği için Siyasi Partiler ve Anayasada, Türk Ceza kanununda muhtelif maddeler vardır.
Zira halen seçilmiş mi, seçilmemiş mi sayılır veya tutukluluk hali ve sonrası halen tartışma konusudur. Demek ki henüz hukuk devleti olmakta eksiklerimiz vardır.
Gariptir ki MİLLETVEKİLİ SEÇİLMİŞTİR. Fakat meclise giremiyor. Böyle çelişki hukuki bir durum olamaz. Nitekim milletvekili seçilmek veya o görevi yapamaz yani meclise giremez durumu önceden belli ise O kişi aday dahi olmamalı. Ama gariptir ki aday olmuş, seçilmiş ve fakat ya cezası, ya da tutukluluk sebebi ile meclis kapısı ona kapalı… Bu renkli olayı anlamak, izah etmek mümkün değil.
Hâlbuki bu yasaları siyasiler hazırlamıştır. Yani iktidar, muhalefet olarak TBMM hazırlamış ve kabul etmiştir. O halde çelişki neden ve yargıya aşırı eleştiri niye? Ama kabul de edelim ki bu çelişki içinde Sayın MAHKEMELERİN hatası, takdir hatası vardır.