Azim Beyin rakibi var ama Çelikcan’ın yok gibi
12 Haziran milletvekilliği genel seçimlerinin sonuçlarına bakacak olduğumuzda Seyhan’da Ak Parti’nin oylarının düşmesi, önümüzdeki belediye başkanlığı seçimleri için belediye başkan adaylığı yarışında profilin değişebileceği ihtimalini de beraberinde getirdi.
Dün bu köşeden yine dile getirdim. Milletvekili Adayı Ali Yüzükçü’nün bu seçim dönemindeki performansının genel değerlendirmesi, Azim Öztürk’e ‘rakip çıktı’ şeklinde yorumlanabilir.
Ak Parti içinde bu konu çok sesli olarak dillendirilmeye başlanıldı.
Azim Beyin önümüzdeki 2,5 yıllık süre içinde ortaya koyacağı başarı grafiği Seyhan’daki Ak Parti’nin belediye başkan adayının kim olacağını belirleyecek, ortaya koyacak.
Seyhan’da durum böyle iken, Yüreğir’de Mahmut Çelikcan bana göre çok rahat.
Potansiyel aday olarak Yüreğir’de Mahmut Beyin karşısında bir ismin ortaya çıkamamış olması sanırım Çelikcan’ın parti içindeki aktifliğinden ve Yüreğir’de alınan oy başarısından kaynaklanıyor.
Bu yılın sonbaharında Seyhan’da kalıcı hizmetlerin ön plana çıkıp gerek parti içinde gerekse de toplum nazarında çok konuşulan hizmetlerin üretilmesi gerekiyor. Bu beklenti kendiliğinden değil, son genel seçimler sonrasında belirginleşti.
Seyhan’daki ‘mali disiplin’ uygulamasının artık ‘hizmet zinciri’ şeklinde gelişmesi gerekiyor.
Beklentiler yüksek, beklentilere cevap verme ne kadar olacak orası da tartışılır.
Şayet Azim Öztürk bu yerinde sayma şeklinde yorumlanan performansını hizmet anlamında yükseltmez ise işi çok zor.
Bu uyarıyı sadece biz değil, Ak Parti’nin içindeki kurmaylar da çok sesli olarak yapmaya başladılar.
Tıpkı belediye meclis üyelerinin beklentisi gibi…
X
Gurup kararı almamışlar
MHP Adana İl Başkanı Abdulkadir Üçkardeşler’e İl Genel Meclisi’nde 4 MHP’li üyenin Ak Partili üyeler gibi oy kullanmasını nasıl değerlendirdiğini sordum.
Üçkardeşler ‘gurup kararı almadık’ diyerek yorumladı.
Yani her üye kendi hür iradesini kullanarak oyunu vermiş.
Hizmetin önüne engel olmamak adına alınan bir karar gibi konuyu yorumlayan Üçkardeşler’e ‘hayır’ oyu veren diğer meclis üyelerinin tavrını sordum.
‘Saygı duymak gerekir’ diye yorumladı.
Mecliste ortaya çıkan görüntüyü böyle yorumlayan MHP İl Başkanına daha fazla yorum yapmak, konu hakkında soru sormak gerekmiyor.
Bu görüntünün imaj anlamında partiye getirdiği sıkıntıyı sanırım il teşkilatı iyi düşünmüş ve hesap etmiştir.
Çalık Gurubu’nun yolu açık olsun. Vatana ve millete hayırlı olsun diyorum.
X
Kılıçdaroğlu’nun inandırıcılığı kalmaz
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçimlerden önce verdiği ‘yüzde 30’un altında kalır isek koltuğa yapışmam. Bırakırım’ sözünü yerine getirmesi gerekiyor.
Siyasette koltuğu bırakmak çok zor onu biliyorum. Lakin liderin de vermiş olduğu sözün arkasında durmasının gerektiğini de biliyorum.
Son 2 gündür Kılıçdaroğlu ve onun seçtirdiği milletvekilleri ile parti kurmaylarının yoğun bir şekilde ‘CHP’nin oyları artmıştır. İstifa etmesi doğru değildir’ diyerek hep bir ağızdan koro gibi onu savunduklarını görüyorum.
Söz insanın ağzından çıkar. Eğer bu sözde Kılıçdaroğlu geri adım atar ise ‘bu insanlar bu çark etmenin hesabını’ bir şekilde Sayın Kılıçdaroğlu’ndan sorar.
Deniz Baykal’ın ve önceki yönetimdeki etkin isimlerin şimdiden kazan kaldırıyor olması da ileriki günlerde CHP’de yaşanacak olan depremin sinyalleri olsa gerekir.
Baykal bakın bu konu hakkında ne söylüyor?
‘Yüzde 30–40 oy alırız’ dendi. Bir siyasi bunu söyler de yerine getirmezse artık onun vaatlerine kimse inanmaz’
Aynen altına imzamızı atarız. Ben de böyle düşünüyorum.
Kılıçdaroğlu’nun kendini ve yönetimini sorgulaması gerekiyor.
Kurultay toplanıp CHP’nin iç hesaplaşma yapması ve herkesin eteğindeki taşı dökmesi gerekiyor.
Eğer bunu yapmaz iseler, rahatsızlığı gideremezler.
Kılıçdaroğlu, kendisi ile ilgili başarı çıtasını koyduktan sonra bir başka başarı çıtası daha koymuştu.
Oyunu artıramazsa gideceğini söylemişti. Şimdi önce yüzde 40 dedi sonra 30–35 dedi.
Bir siyaset adam bunu söyler sonra da gereği yapılmazsa bundan sonra taahhüt etme hakkı ortadan kalkar, inandırıcılığı ortadan kalkar.
Bundan sonra söylediğini laflar daha mı ciddiye alınacak?
Hep birlikte izleyip görelim.
Toplumun beklentilerine bu CHP yönetimi cevap vermez ise sonucu şimdiden kestirmek hiç de zor olmayacak.
Xx
Üçkardeşler’den Durak yorumu
MHP Adana İl Başkanı Abdulkadir Üçkardeşler’e 12 Haziran seçimlerinde Başkan Aytaç Durak’ın MHP’ye çalışıp çalışmadığını sordum.
Aldığım yanıt ‘bizi rahatsız edici, üzücü bir çalışması olmadı’ şeklinde oldu.
Yani aleyhimizde çalışmadı diye yorumladım bu yanıtı.
Aytaç Durak’ı bu seçimler boyunca aktif olarak MHP’ye çalışır iken neden göremedik? Sorusunu aslında il başkanından daha çok Sayın Durak’ın kendisine sormamız gerekiyor.
Bunu biliyorum.
İçişleri Bakanı tarafından görevinden alınan Durak’ın MHP saflarında yer alıp aktif olarak çalışması alınan sonuçları değiştirir miydi?
Orası tartışılır.
Lakin Aytaç Durak eğer belediye başkanlığı koltuğunda oturmuş olsaydı ve seçimlere başkan olarak gidilmiş olsaydı sonuçlar elbette değişirdi.
Burası gerçek.
Görevden alındıktan sonra fazlaca bir katkısının olacağını şahsen ben düşünmüyorum.
İl Başkanı Abdulkadir Üçkardeşler’in Aytaç Beyle ilgili sorular karşısında çok net olmadığını gördüm, hissettim.
Aslında bu konuyu fazla irdelemek istemiyor.
Oysaki Sayın Aytaç Durak, Abdulkadir Üçkardeşler’in Çukurova MHP İlçe Belediye Başkan Adayı olarak seçim yarışına girdiği günlerde ilçe seçmenine gidip oy ister iken ‘Çukurova’da Yıldıray Arıkan’a Büyükşehir’de bana oy verin’ diye temkinli yaklaştığını ben biliyorum.
Sanırım kurt politikacı olarak Sayın Üçkardeşler’de bunu duymuş, görmüştür.
O günler geride kaldı diyebilir Sayın Başkan.
12 Haziran’da geride kaldı. Günahı ile sevabı ile bir seçim de böyle geçti.
Ortada duran bir gerçek var ki bunu silip atmak çok zor.
MHP Adana’da ciddi anlamda oy kaybına uğramıştır.
Oturup bunun nedenleri araştırılmalıdır.