Sağ elin verdiğini sol el görmeyecekti
Seyhan Belediyesi, Kültür Merkezi’nin önüne tören alanı hazırlayarak engellileri, ailelerini ve kendi personelleri ile Ak Partili seçmenleri davet etti.
Anonslar yapılarak kürsüye siyasiler davet edilip engelli vatandaşlara tekerlekli sandalye dağıtıldı.
Bu töreni izler iken ‘hani sağ elin verdiğini sol el görmeyecekti’ diye bir soruyu zihnimde canlandırmaya başladım.
Kürsüye Ömer Çelik geldi ve bu sorunun yanıtını orada verdi.
Çelik, böylesine hayırlı işlerin reklâmının olmaması gerektiğini söyleyip kendilerinin bu töreni düzenlemesindeki asıl gayenin ‘birileri görüp örnek alır da daha fazla kişiye bu gibi yardımlar ulaşabilir mi?’ gayreti ile alanda bulunduklarını söyledi.
Yani tekerlekli sandalye dağıtımını birileri görüp daha fazla insana katkı olması için tören örnek olacak.
Kim örnek aldı bilmiyorum ama yapılan yardımların bu şekilde insanların gözünün içine sokarcasına yapılmasını ve siyasi reklâm aracı olarak görülmesini doğru bulmadığımızı bu vesile ile belirtmiş olalım.
X
DP’deki çözülmenin önüne geçilemiyor
Son günlerde DP’nin yöneticileri kademesindeki siyasilerin değişik siyasi partilere destek verdiklerini belirten açıklamalarının önüne geçilemiyor.
Konu hakkında DP Adana İl Başkanı Fatih Köylü ile görüştüm.
Kozan’da başta olmak üzere yıllarca bu partinin bakanı olarak görev yapan isimlerin yakınları başta olmak üzere parti içindeki yöneticilerin takındıkları tavırları nasıl karşıladığını sordum.
Fatih Köylü, verilmesi gereken yanıtı verdi.
Yanıtı verdi ama bu isimler hakkında parti disiplininin harekete geçirilip geçirilmeyeceği hakkında bir yorum yapmadı.
Demek ki sıkıntı burada…
Bir partinin belediye meclis üyesi, yönetim kurulu üyesi eğer çıkıp ‘ben DP’ye değil, Ak Parti’ye, MHP’ye oy vereceğim’ diyor ise DP’nin disiplin kurulunun da harekete geçip ‘gereğini’ yapması lazım.
Yapar mı?
Orasını kendileri bilirler.
İmamoğlu Belediye Başkanı Kadir Altunköse, 12 Eylül referandumunda ‘EVET’ oyu vereceğini ve çalışacağını kamuoyuna açıkladı ancak DP’den bir kişinin sesi çıkıp ‘hayırdır, ne oluyor?’ diye sorgulamadı.
DP’deki bu çözülmenin önüne bir türlü geçilemiyor.
Dün de Seyfettin Yılmaz’a destek vereceğini açıklayan Davut Develi, çözülmenin son halkasını oluşturdu.
Tıpkı Kozan’da belediye meclis üyesinin çözülmesi gibi…
12 Haziran günü yapılacak olan seçim için dağ bayır gezen adaylar bu işe sessiz kalıyor ise, partinin yöneticileri sessiz kalıyor ise yapacak bir şey yok…
Xx
Güçlü yarınlara taşıyacak projeler
Seçimlere 4 gün kaldı. Yüzdük ve kuyruğuna geldik.
Zayiatsız bir şekilde bu seçimler inşallah atlatırız.
Milletvekili adayları, siyasi partilerin genel merkezleri, liderleri meydanlarda halka projelerini anlattılar. Oy istediler.
Bunlar gerçekleşir iken de birbirlerine bol acılı sözlerle ithamlarda bulunup siyasetin seviyesini ilk kez bu kadar aşağıya kadar çektiler.
Bütün bunları Türk seçmeni gördü, izledi ve yorumladı.
Karar anı Pazar günü…
Sandığa gidilecek ve insanlar kararlarını verecekler.
Ak Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar, Türkiye’yi güçlü bir Devlet yapmanın temel dayanağı olan fikir ve projeleri kendilerinin ürettiklerini belirterek seçmene çağrıda bulundu.
“İstikrarı koruyalım”
Ünüvar, Türkiye’nin geleceğine ait vurgusu olmayanların sandıkta hüsrana uğrayacaklarını söylüyor.
Bu söz CHP ve MHP için söylenen söz ise eğer ki öyle, ben Necdet Ünüvar’ın bu sözüne asla katılmıyorum.
Ne CHP’nin, ne de MHP’nin gelecek için vurgusunun olmadığını söylemek mümkün olamaz.
Her lider ve siyasi parti, ülkeyi daha güzel günlere kavuşturmak ve Hükümet olmak için kendine yol haritası çizer.
Ak Parti’nin ülkeye hizmetlerini tartışmak ayrı bir şey, diğer partilerin ülkeye hizmet noktasında projelerinin olmadığını söylemek çok ayrı bir şey.
Bana göre CHP’nin de, MHP’nin de ülkeyi geleceğe taşımada önemli projeleri var.
En azından ben seçim beyannamelerine baktıklarında bunu görüyor, hissediyorum.
Yiğidi öldür ama hakkını teslim et demişler.
Biz de onu yapalım.
X
PTT’de mektubunuz kaybolur ise!
Hiç başınıza geldi mi bilmiyorum ama göndermiş olduğunuz mektubunuz eğer postada kaybolur ise sinir katsayınız tavan yapıyor.
Adi mektup diyerek geçiştirilen ama yurttaş için çok önemli olan bir mektubun kaybolmasının faturası kime çıkacak?
Merak etmeyin, kimseye fatura çıkmıyor. Olan mektup sahibine oluyor.
Kozan’a gönderilen bir mektup 7 günde Kozan’a ulaşmaz mı?
Ulaşmadı!
Evet, mektup ortada yok.
PTT Kozan Dağıtım Müdürü Seyfettin Kara ile görüştüm.
Saatlerce mektubu aradı. Bulamadı.
Adana Dağıtım Baş Müdürüne ulaştım. Mektup ortada yok.
İçindeki belgenin ne olduğu idare tarafından çok önemli değil!
Yurttaş olarak beni kargoların kucağına atıyor bu dağıtım yetkilileri.
Veya her gönderdiğim belgenin iadeli taahhütlü veya taahhütlü mü gönderilmesini sağlayacağım?
İdarenin zamanında ve eksiksiz olarak mektubu yerine ulaştıracağına inanamayacak mıyım?
Adana Posta Dağıtım Müdürlüğü’nün sanırım yapacak bir şeyi yok!
Böyle bir Adana’da yaşıyoruz.
Yurttaş olarak konuyu yargıya taşımak isteseniz elinizde bilgi yok, belge yok.
Devletin yetkili birimleri oturup bu konuyu yeniden gözden geçirip düşünsünler.
İnsanları böyle üzmenin, insanlara zarar veren anlamı yok.
Sorumluların ayağa kalkıp yanıt vermesi gerekiyor.
Kim duyar bizim sesimizi?
Kimse duymaz…
Onu da biliyoruz. Lakin bu kurumdaki insanlar unutmasınlar ki ekmeklerini, nafakalarını buradan temin ediyorlar.
O zaman işlerini doğru yapacaklar.