ADANAİLKHABER.COM
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
SelahattinSEKİN SelahattinSEKİN
TARLAMIZDA BİTEN AYRIK OTLARI
Mehmet POYRAZ Mehmet POYRAZ
ADANA'DA SEÇİM YENİLENSİN!
Bergüzar ŞENAY Bergüzar ŞENAY
ALTIN ŞEHİR İSTANBUL...

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

ANKET

İNTERNET MEDYASINI DESTEKLİYOR MUSUNUZ?



Tüm Anketler

THE PACİFİC İN ARDINDAKİ ACI GERÇEK

20 Nisan 2010, 12:09

Amerika’da “HBO” TV’de 14 Mart’ta gösterime başlayan ve 18 Nisan’da Türkiye’de CNBC-e TV’de gösterilecek olan Tom Hanks ve Steven Spielberg ortak yapımı “The Pacific” isimli dizi filmin bir sahnesinde, “13 Eylül 1922’de başlayarak beş gün süren İzmir yangınını Türklerin çıkardığı” iftirası işlenmektedir. Oysa, 1922’de sigorta şirketlerinin raportörü ve aynı zamanda İzmir İtfaiye Şefi olan Paul Greskoviç’in tanzim ettiği “Yangın raporu”nda, “Yangının, Ermeni mahallesinde(Basmane’de) çıktığını ve Ermenilerin provokasyonu olduğunu” belirtmektedir. Aynı konuda, Yunanistan’a kadar giderek araştırmalar yapan Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Engin BERBER elde ettiği belge ve bilgilere dayanarak, “İzmir’i Ermeni ve Rumlar’ın yaktığını” ifade etmektedir.

     Amerika’da yaşayan Türklerin ve Türkiye’deki birçok kuruluşun protestosu karşısında, 18/ Nisan’da Türkiye’de CNBC-e TV’de gösterilecek olan filmde, “Yunanlı bir anne” rolündeki aktrisin sevgilisiyle olan “Türkleri suçlayıcı” diyaloğun çıkarılacağını belirtmişler.

    Türk Milletini aşağılayıcı filmlerin ve Osmanlı’dan günümüze kadar ülkemiz üzerinde tezgâhlanan senaryoların perde arkasına baktığımızda:

      1) Osmanlı’yı  Avrupa’dan atmak için kurulan “Haçlı orduları”;

      2) Rusya-İngiltere-Fransa tarafından Osmanlı Devleti’ne yapılan baskılar sonucu, Mora Yarımadası’nda “Yunanistan” adında bir devlet kurulmasının sağlanmış olması;

     3) 100 yıl sonra açıklandığında ilk defa Emekli Amiral İlker Güven tarafından kamuoyuna duyurulan, 31 Ocak 1896 tarihinde yapılan 54. Amerikan Kongresi’nin “Gizli kararı” gibi olayların bulunduğunu net olarak görürüz.

     T.C. Devleti kurulmadan önce Müslüman Türk Milleti ve kutsal vatan toprakları  üzerinde kimlerin çirkin emelleri olduğu, o senaryoları kimlerin hazırladığı apaçık ortada.

     1896’da 54.Amerikan Kongresi’nin almış olduğu “gizli kararlar”da özetle: “Osmanlı İmparatorluğu’nun sınırlarla ayrılarak bölgelerin Hıristiyan eyaletleri olarak kabul edilmesi ve Hıristiyan gücünün ‘Türkiye Birleşik Devletleri’ adında toplanarak ‘Utah Eyaleti’ yönetiminin örnek alınması, etnik özelliğine uygun olarak oluşacak Ermeni devleti müttefikimize tüm Hıristiyan devletlerin askeri destek sağlamaları istenecektir. Türkiye Birleşik Devleti’nin, Uluslararası Hıristiyan Komisyon tarafından tanınması sağlanacaktır” denilmektedir.

    “The Pacific”in senaristleri, Türk yurdunu istilâ eden İngiliz kuklası Yunanlılara “Türk topraklarında işiniz neydi?” demeleri gerekir iken, Türk düşmanı Yunanlı fanatiklerin iftiralarına filmde yer vermekle müfteri durumuna düşmüşlerdir.

    O senaristlere, Tarsus Girit Türkleri Derneği’nin kurucu Başkanı sıfatıyla sormak istiyorum! Girit Adası’nda, Batı Trakya’da, Kıbrıs’ta Rum çetelerinin Müslüman Türklere karşı giriştikleri hunharca katliamlarda kaç bin kişinin şehit edildiğini biliyor musunuz? Girit’in köylerinde eş zamanlı olarak bir gecede katledilen yaklaşık 10.000 Türk’ün dramıyla ilgili bir film yapmayı düşünür müsünüz?

    Senaryonuz için Yunanlı Yazar Nicholas Stavroulakis’e ait (Pamir Bezmen tarafından tercüme edilmiş)  Girit’teki tüyler ürpertici katliamları anlatan “Lavanta Lavanta”isimli kitabı tavsiye ederim. Yunanlı yazar, söz konusu kitabı o yıllarda yazmış olsaydı, Yunanlı fanatikler tarafından linç edilirdi sanırım! Yunanlı Yazar’ı da, çeviriyi yapan yazarı da kutluyorum!

    Diğer tarafta, Ermenistan’ın ilk Başbakan’ı Ovanes Kaçaznuni’nin, 1923’de  Bükreş’te yapılan Taşnaksutyun Partisi’nin Konferansı’na sunduğu raporunda: ”Asıl yanlış yapanların Ermeniler olduğunu, Rus Ordusu saflarına geçerek Türklere karşı savaştıklarını, Türk köylerinde katliamlar yapıldığını” itiraf etmektedir.

     Oysa, bugün içimizdeki bir takım “Nobel” heveslileri, kişisel çıkarlar uğruna Türk Milletini, Devletimizin kurucusu Atatürk ve silah arkadaşlarını karalamayı marifet sanmaktadırlar.

     Osmanlıyı  ve genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bölüp parçalamak suretiyle, Atatürk’ün “Büyük Türk Birliği” ülküsünün gerçekleşmesini önlemek isteyen dış güçler; 1896’da 54. Amerikan Kongresi’nde alınan “gizli kararlar” doğrultusunda bugün de gizli faaliyetlerine devam etmektedir.

     T.C. Devletinin kurumlarını birbirine düşürerek kırdırmak ve ülkemizi kaosa sürüklemek suretiyle “Böl, parçala, yönet” provokasyonu sevdasındadırlar.

     Diğer tarafta, Siyonistlerin, Fırat toprakları üzerindeki (Tahrif edilmiş, bugünkü Tevrat’ta yazılı olduğu gibi) çirkin emelleri unutulmamalı!

   Hıristiyan ve Siyonist âlemin tek gayesi, Anadolu’da Müslüman Türk Milleti’nin izlerini silmek! Çirkin emellerine ulaşabilmek için de, içimizdeki uşaklarını çok iyi kullanmaktadırlar.

    Yüce Türk Milleti’nin bireylerine düşün görev, hangi etnik kökene mensup olursak olalım; şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarımıza göz dikenlere karşı kenetlenmek ve kısır çekişmeleri bir tarafa bırakmaktır. Çünkü, kurnaz avcılar “Bulanık suda balık avlamak” için pusuda beklemektedir!

   

Bu Yazıyı Paylaş Bookmark and Share

OKUYUCUNUN SESİ

Adanailkhaber.com (e-ha) resmi abonesidir.OCAK-2010 Adanailkhaber.Com'daki yazı ve yorumlar sitenin görüşünü yansıtmaz.Gizlilik ve Yayın İlkeleri'mizi Okumanızı tavsiye ediyoruz.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi