Sapasağlam Ömer Bey
Ak Parti Adana Milletvekili Ömer Çelik, sevenlerini korkuttu.
Rahatsızlanıp hastaneye kaldırılan Ömer Çelik, seçim çalışmalarından dolayı yoğun tempodan dolayı yorgunluk belirtileri göstermiş.
Yoğun tempo ve stres kolay değil.
Sapasağlam olduğunu söyleyen Ömer Çelik, gündüz koşturup gece de uykusuz kalınca ortaya böyle sonuç çıkıyor.
Diğer adaylar da yoğun tempo ile seçimlerde çalışıyorlar. Aman dikkat diyelim.
Allah korusun. Bu tempoya can dayanmaz.
Ömer Çelik’e de geçmiş olsun diyelim.
Xx
Meclis üyesi olmak geliyor içimden
Yıllarca belediye ve il genel meclis toplantılarını izleyen birisi olarak bazen aklımdan meclis üyesi olmak geçiyor!
Ne güzel her yıl yurt içinde ve yurt dışında tatile çıkarım, aylık ortalama olarak bin lira civarında oturumlara katılmam nedeniyle huzur hakkı alırım diyorum!
Eğer Büyükşehir Meclis Üyesi de olabilir isem bana da bir yönetim kurulu üyeliği verip bir şirketten aylık 3 bin lira alırım diye düşünüyorum!
Bunları düşünür iken de o meclis üyeliği etiketim sayesinde belediyede ufak tefek işleri çözecek kadar çevremdekilere yardımcı olurum diye düşünüyorum.
Sonra da vazgeçiyorum.
Bunlar ‘sana göre değil’ diyerek heveslerimi biran da yok ediyorum.
Haziran seçimlerinden sonra ilçe belediyelerinin meclis üyeleri ‘bilgi ve görgülerini’ artırmaya başlayıp yurt dışına çıkacaklar.
Garip olan nedir biliyor musunuz?
Meclis üyeleri başkana ‘Ya başkan sen belediye başkanı oldun 2 yıl geçti. Biz bir tek belediye hizmeti göremiyoruz’ diye mecliste başkanı eleştiriyorlar.
Sonra aynı başkanın organize ettiği geziye katılmak için valizlerini topluyorlar.
Mecliste ‘dizüstü bilgisayarı’ dağıttınız diye isyan ediyorlar. Yerden yere vuruyorlar başkanı.
Sonra da aynı ‘dizüstü bilgisayarı’ imza karşılığı kendileri de alıyorlar.
Meclis üyesi adayı olmaktan bu görüntüleri görünce vazgeçiyorum!
Esprisi bir yana, 1 yıl önce belediyelerin çalışma raporlarını inceleyen meclis üyeleri feryat eder iken, bu yıl hesapları inceleyenlerin feryatlarında azalma görüyorum.
Demek ki yurt içi ve dışı uçuşların etkisi oluyor…
X
Bunun adı RTÜK
Televizyondaki tartışma programında ‘Kürdistan’ ifadeleri kullanılıyor ve şikâyet üzerine harekete geçen RTÜK, herhangi bir ceza verilmesini uygun görmüyor.
Aslında şikâyete de gerek yok, resen konuya el atması gereken RTÜK, şikâyet sonrasında da kılını kıpırdatmıyor. Vize alan diğer kelimeler 'özerklik' ve 'ayrı devlet'. Kurul karara ifade özgürlüğünü dayanak etti.
Verdiği kararlar ve cezalarla eleştiri oklarına hedef olan Radyo Televizyon Üst Kurulu, bu kez ifade özgürlüğü hassasiyetiyle şaşırttı.
Her konuda şahin olan RTÜK, bu konuda Hükümetin istekleri doğrultusunda hareket ediyor.
RTÜK'ün, benzer şikâyetlere örnek olacak kararı, NTV'de Çiğdem Anad'ın sunduğu 6 Ocak 20011 tarihli 'Doğrudan siyaset' tartışma programına yönelik başvuru üzerine incelemede alındı.
RTÜK'e yapılan şikâyetlerde, katılımcılar tarafından dile getirilen 'Kürdistan, özerklik, ayrı devlet ifadelerinin 'devletin ve milletin bölünmez bütünlüğüne aykırılık oluşturduğu' iddiası yer aldı. RTÜK tarafından yapılan oylamada, 'yayın ihlali bulunmadığı' sonucuna ulaşıldı ve oy çokluğuyla ceza verilmedi. Aralarında MHP'li üye Esat Çıplak'ın da bulunduğu bazı RTÜK üyeleriyse karara muhalefet şerhi koydu.
Böyle bir ülkede yaşıyoruz.
Kimine şahin, kimine serçe misali…
X
Bu baraj işi çok konuşulacak
Seçim barajı yüzünden insanların siyaset yapma özgürlüklerine âdete gem vuruluyor.
Seçim barajı ile siyasetçilerin önüne konulan engellerin demokratikleşme adına kaldırılması gerekiyor.
Ne zaman?
Başbakan Erdoğan tarih verdi.
2015 yılında.
Başbakan, istikrar için savunduğu baraj konusunda ilk kez tarih verdi. Erdoğan, “2015’te hedeflerimizi yakalarsak bir iki puan oynanabilir” dedi. Terör örgütüyle ‘iltisaklı’ olmakla suçladığı BDP’yi ise uyardı: “Tüyü bitmemiş yetimin hakkı eylemlerde kullanılıyor. Böyle gitmez”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, istikrar gerekçesiyle savunduğu yüzde 10 seçim barajı konusunda ilk kez farklı bir tavır sergiledi. Erdoğan, "2015'te belirlediğimiz hedefleri yakaladığımız takdirde barajda bir iki puan oynanabilir" dedi.
Neden 2015 yılını bekliyorsunuz?
Biran önce seçim barajını kaldırın da olsun bitsin.
Aday olmak isteyenlere de böylelikle kolaylık sağlamış olun, partilerin birbirleriyle ittifak yapmak zorunda kalmalarına son verin.
Başbakan 2015 tarihini verir iken bu seçimler öncesinde seçim barajını kaldırmayı düşünmüş olsalardı ve kafalarına koymuş olsalardı sanırım bu tarihi beklemeye gerek kalmazdı.
2015’e kim öle, kim kala!
O zamana kadar siyasette dengeler de değişir, pozisyonlarda.
Kısmet artık diyelim.