![]() |
||||||||||||||||
|
Karakter boyutu :
10.Mayıs.2011, 15:48
Sıtkı Cengil ile röportajHas Parti Adana İl Başkanı Sıtkı Cengil'den Mehmet Poyraz'a içten ve samimi açıklamalar:
28 günlük kısa bir sürede Türkiye genelinde teşkilatlanarak, Türk siyasi hayatında bir ilke imza attılar. Biz sessiz çoğunluyuz diyorlar; her kesimden, çeşitli siyasi görüşe ve inançlara sahip insanlara kucak açtıklarını belirtiyorlar. Türkiye siyasi gündeminde hep 3 parti üzerinden matematik hesabı yapılıyor, kim bilir 13 Haziran sabahı Has Parti sürpriz yapar mı acaba? Halkın Sesi Partisi (Has Parti) Adana İl Başkanı Sıtkı Cengil ile bir öğle sonunda partisinin il binasında randevulaştık. Klasik olarak soru cevap şeklinde değil, gayet doğal, samimi, dostane bir hava içerisinde gerçekleştirdik sohbetimizi. Sıtkı Cengil ile sadece Çukurova Barış okuyucuları için derlediğimiz bu röportajda, sadece partisinin hedeflerine değil Türkiye gündemini de değindik… POYRAZ: Has Parti sürpriz yapar mı? CENGİL: Önümüzdeki seçimlerde en güçlü parti kuşkusuz Has Parti’dir. Bunu sadece iddia olarak değil, ve siyasi mesaj olarak da söylemiyorum. Bizzat bazı gerçeklerden yola çıkarak söylüyorum. Şöyle ki; birincisi partimiz 28 günlük kısa bir süre içerisinde Türkiye’nin her tarafında teşkilatlanarak, Türk siyasi hayatında görülmemiş bir başarıya imza atmıştır. Bunun manası şudur; halkın arasında karşılığı olan ve halkın sahip çıktığı tek partidir. Meclise girmemiz bazı çevrelerce sürpriz olur ama bizim için sürpriz değildir. POYRAZ: Seçim çalışmalarınız ne durumda? CENGİL: Seçim dönemine girdiğimizden bu yana halkımızla birebir temas içerisindeyiz. Gittiğimiz her yerde halk bizi bağrına basıyor ve sayın genel başkanımız Numan Kurtulmuş’u bir çıkış ve bir umut olarak görüyor. Bizim açımızdan çok daha sevindirici olan, geçmişi itibariyle hangi siyasi parti olursa olsun, yaşam biçimi, etnik yapısı, felsefesi, inanç grubu farketmeksizin çok sayıda insanın Has Parti’ye ve sayın genel başkanımız Numan Kurtulmuş’a sahip çıkmasıdır. Yani partimiz bugün milletimizin merkezi konumundadır. 12 Haziran’daki seçimlerden güçlü bir şekilde çıkacağımıza ve parlemanto da güçlü bir şekilde halkımızı temsil edeceğimize hiç şüphe yoktur. POYRAZ: Siyasilerin birbirlerine söylem biçimlerini, konuşma üsluplarını nasıl buluyorsunuz? CENGİL: Şu an gündemde olan siyasilerin söylem biçimlerini tasvip etmiyorum. Bu üslupta daha doğrusu çirkin cümleler içeren söylemlerde bulunulmaması gerektiğini düşünüyorum. Partiler birbirine rakiptir, düşman değil. Şu anda sayın Başbakanın gerekse mecliste bulunan partilerin genel başkanlarının konuşma üslubu birbirlerine kullandıkları kelimeler, cümleler hem milleti üzüyor hem de ister istemez kamplara ayırıyor. İnsanlar karşı karşıya getiriliyor. Bunun ülkeye faydası olmadığı gibi, siyaset yapanlara da faydası olmayacaktır. Aslında Türkiye’nin konuşulmayı bekleyen çok önemli sorunları var. ÇÖZÜM GETİRECEK ÖNERİLERİ YOK İşsizlik, çiftçinin durumu, bitme noktasına getirilmiş hayvancılık, gelir dağılımındaki adaletsizlik, eğitimdeki keşmekeşlik gibi bir çok önemli mesele konuşulup çözüm beklerken maalesef bahse konu partiler hep magazinle meşguller, paparazzilerle meşgullar. Bu aynı zamanda şunu da gösteriyor, demek ki bu partilerin önemli meselelere çözüm getirecek önerileri yoktur. Has Parti ve sayın Numan Kurtulmuş farkı tam bu noktada ortaya çıkıyor. Bilgiye dayalı adap ve usule uygun eleştirerek beraberinde çözümü de gösteren siyaset tarzı milletimizin öteden beri beklentisi olmuştur. Bugün bu beklentiye cevap veren Has Parti bu seçimlerde sessiz çoğunluğun umududur. Bizi görmezden gelenler aslında kafasını kuma sokanlardır. Gözünü ışığa kapayanlar, karanlık gecelerini kendileri hazırlamış olur. POYRAZ: Bildiğiniz gibi bu günlerde gündemde ‘kaset’ savaşı var, bu konuyla alakalı söyleyeceğiniz cümleler nelerdir? CENGİL: Üzülerek ifade etmeliyim ki; Türk siyasetinin düşmemesi gereken bir durumdur. Bunun yapılmış olması bunlara konu olanların yaptıkları ne kadar iğrençse bunların kamuoyu gündeminde yer işgal etmesi de o kadar iğrençtir. Aslında siyaset kutsal bir görevdir. Bu kutsal göreve talip olanlarında buna layık özelliklerde olması icap eder. Siyasetçi kendisini halkına adamış insan olduğuna göre kendisini halkın değerlerinden soyutlamanın makul çoğunluğun kabul edemeyeceği bir takım hal ve hareketlerde bulunup ondan sonrada bu benim özelimdir diyemez. Siyaset genel bir hizmet alanı olduğuna göre özellikle ve nefsine yenik düşenlerden veya düşebilecek zaafiyeti gösterebilecek olanların bu genel hizmete talip olmaması gerekir. Kendi özeli içerisinde kalmalıdır. Bu tür hal ve harekette bulunanlar hemen mensubu olduğu partiye hem de çok daha önemlisi siyaset kurumuna leke sürmektedirler. Hiç kimsenin buna hakkı yoktur.
|
Loading
SON YORUMLANANLARADANA HAVA DURUMUVİDEO GALERİ
HABER BULUTU
NTV Adana Temsilcisi darp edildi
Kuvvetli Yağış uyarısı
12 Eylül işkencesini anlattı
400 bin esnafa kart müjdesi!
İran'dan Türkiye'ye tazminat talebi
30-40 Yıllık mimarlara ödül
Abdulkadiroğlu: Millet CHP'ye oy verirdi
Dünya liderlerinden taziye mesajı
Fuhuş parolası: Kar geliyor,dona dikkat!
Bandırma'da yağmurun zararı 6 milyon TL
AGİAD Play Off Çalışmalarına başladı
Eker Jips kullanalım
Adana Eto, Tüyap Fuarı'nda
Botaşspor'da hedef galibiyet
Benzine yine zam geldi!
Destici: İnşallah organize iş değildir
Samanyolu TV fark attı, haber atlattı!
Aytaç Durak 11 saatte 120 soruya cevap verdi
Afrodit'in gerçek boyutlarında ilk başı bulundu
Ömer Çelik'ten çağrı!
CeBIT Bilişim Eurasia'ya Doğru
Keser, Adanayı çoşturdu!
İnternet filtresi ertelendi!
Vali Atış iftar yemeği verdi
AK PARTİ İLE DEVAM...
|
|||||||||||||||
|
| ||||||||||||||||